250 x 250 Reklam Alanı

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Prof. Dr. Kaya Aksoy, beyin tümörleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Beyin tümörünün beynin kendi hücrelerinden kaynaklandığı gibi metastazla da gelişebildiğini söyledi.

Beyin tümörlerinin bazılarının genetik, bazılarının genetik mutasyonlar ve moleküler biyolojide olan problemlerden kaynaklandığını ifade eden Prof. Aksoy, bazı tümörlerin ailesel geçişli olduğunun bilindiğini ancak bazılarının nedenlerinin bilinmediğini ifade etti.

TEKRARLAYAN BAŞ AĞRISI ÖNEMLİ BİR BULGU

Beyin tümörlerinin en erken belirtisinin baş ağrısı olduğunu belirten Aksoy, tekrarlayan baş ağrısında vakit kaybetmeden doktora gitmek gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Tümörler beyin içerisinde yer kaplayan lezyonlar olduğu ve beyindeki basıncı arttırdığı için baş ağrısı erken belirtilerden biridir. Yanı sıra beyin tümürünün bulunduğu yere göre merkezlere yaptığı basılarla belirtiler ortaya çıkartır. Bazen sadece bir baş ağrısıyla kendini belli eder. Bazen baş ağrısının yanına beynin basıncının artmasına bağlı bulantı ve kusma gelebilir. Dolayısıyla belli aralıklarla tekrar eden böyle bulgular varsa, belirli bir yerde elinizle gösterebileceğiniz bir ağrı söz konusuysa mutlaka onu araştırmak gerekir. Ağrılar devam ediyorsa ve bulantı eşlik ediyorsa bir taraftan kuvvetsizlik varsa, yüzde bir belirti varsa bunu araştırmak gerekiyor. En basit araştırmalardan bir tanesi tomografi ve MR’dır. Hastanın muayenesi beyin cerrahı ve nörolog tarafından mutlaka değerlendirilmeli. Bunların dışında iltihaplı durumların yaratmış olduğu beyindeki lezyonlar da olabilir. Bunları laboratuvar bulgularıyla yani kan testleriyle ayırt etme imkânımız olur.”

BEYİN TÜMÖRLERİNİN EN YAYGINI KÖTÜ HUYLULAR!

En yaygın beyin tümörlerinin kötü huylu olduğunu kaydeden Aksoy, ailevi geçişli tümörlerde önlem alınması gerektiğini söyledi, bazı beyin tümörlerinin küçükken tanımlanabildiğini ancak bazılarının hiçbir belirti vermediğini ifade etti:

“Bir insan kafasını bir yere çarptıktan sonra kafasında kanama var mı yok mu derken film çektirirken beyninde tümör olduğu anlaşılabilir rastlantısal bir şekilde. Her tümör ailesel geçişli değildir ama ailede tümör nedeniyle ölüm varsa daha dikkatli olunmalı. Çünkü bazı tümörlerde genetik geçiş var.”

UYANIK BEYİN AMELİYATI YAPILIYOR

Gelişen metotlarla teşhisin kolaylaştığını belirten Aksoy, cep telefonu kullanımı ile beyin tümörü arasında kanıtlanmış bilimsel bir bağ olmadığını da sözlerine ekleyerek ameliyat yöntemi hakkında ise şunları arktardı:

“Beyin cerrahisinde genel hasta profiline baktığımızda hastaların en büyük korkusu ameliyat sonrasında oluşabilecek felç. Yüzde, kolda ve bacakta olan felçten korkuluyor, aynı zamanda ölüm korkusu da oluyor. Hastaları uyutmadan sadece ağrı kesmek suretiyle uyanık anesteziyle hastayı konuşturuyoruz. Hastaya aynı zamanda ellerini ayaklarını oynattırıyoruz. Dolayısıyla motor merkezlerine yakın olan tümörlerde hastayı korumak açısından uyanık anestezi yapıyoruz.”

TÜMÖRE “NAVİGASYONLA” MÜDAHALE

Beyin tümörü ameliyatlarında nörofizyolojik EMG hastalarda motor merkezlere ya da sinirlere yakın olan tümörlere hassas müdahale eden teknolojik imkânları kullandıklarını ve böylece olası komplikasyonları önlemeyi amaçladıklarını ifade eden Prof. Dr. Kaya Aksoy, “MR’ın fonksiyonel MR’ı ile tümörlerin yakınlığına ne kadar uzakta olduğumuza ve nerede durmamız gerektiğini bakıyoruz. Dolayısıyla komplikasyonları azaltma imkânımız var. Artık küçük yerlerden gelip az yer açıp fazla doku tahrip etmeden navigasyonla en kısa yoldan gidip az zarar vermek suretiyle çıkartılması gereken lezyonlara ulaşıp oradan çıkartıyoruz. Bu tedbirlerle hastalarda oluşabilecek problemleri de azaltmış oluyoruz” diye konuştu

Bu alana reklam verebilirsiniz!
468 x 60 Reklam Alanı