250 x 250 Reklam Alanı

İnsan vücudunun mükemmel bir makine olduğunu ve ısı ürettiğini, bu üretilen ısıyı kendinden uzaklaştırmak ve sistemi soğutmak için vücudun sürekli çalışan bazı mekanizmalarının bulunduğunu dile getiren Sağlık Bilimleri Üniversitesinden Kardiyoloji Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Ertuğrul Okuyan, “Biz vücudumuzun bu ısı düzenleme faaliyetlerinden çoğunlukla haberdar olmuyoruz, ta ki vücudumuz başa çıkabileceğinden fazla miktarlarda ısıya maruz kalıncaya kadar” dedi.

Doç. Dr. Okuyan, mevsim ortalamasının üzerinde olan sıcakların vücudun ısı düzenleme sistemini zorladığını aktararak, şöyle konuştu:

“Bu sistem aşırı terlemeyle vücudu serinletmeye çalışıyor ve ısıyı düşürürken aşırı sıvı ve tuz kaybına neden oluyor. Sıvı ve tuz kaybına bağlı olarak kalbin yükü de artıyor. Kalp ekstra bir yükle ve hızlı çalışıyor. Yani nabız hızlanıyor ki bu istediğimiz bir şey değil. Özellikle de koroner kalp hastaları ve kalp yetersizliği olan hastalar açısından bu durum oldukça vahim sonuçlar doğurabiliyor. Bazı kalp ilaçları da kalbi yavaşlattığı için nabzın refleks olarak hızlanması engelleniyor, böylece soğutma sistemi iyi çalışamaz ve sıcaklık daha da fazla hissedilir hale geliyor. Böylece sıcak çarpması ve hatta ölüm gibi tabloların ortaya çıkması kolaylaşıyor. Kalp yetersizliği ve yüksek tansiyonu olan hastalarda bir diğer sorun da idrar söktürücü ilaçların kullanılıyor olması. Bu ilaçlara bağlı olarak zaten su ve tuz vücuttan atılırken, sıcak havalara bağlı olarak ekstra sıvı ve tuz kaybı ciddi tansiyon düşüklüğü ve hatta şok tablosuna yol açabilir. Bu nedenle bu hastaların sıcak yaz aylarında hekimlerine başvurarak ilaç dozlarında ayarlama yapılması önemlidir.”

KAN ŞEKERİ KONTROL ALTINDA OLMALI

Kalp damar sorunu olanların, stent konmuş, protez kalp kapağı takılmış, kan sulandırıcı ilaç kullanan ve hipertansiyonu olan kişilerin sıcak havalarda çok dikkatli olması gerektiğine işaret eden Okuyan, bu hastaların sıvı alımlarını mutlaka arttırması gerektiğini söyledi.

Okuyan, ayrıca şeker hastalarının da kan şekerlerinin kontrol altında olmaması halinde su kaybıyla ısıyı ayarlama sistemlerinin bozulabileceğini ve komaya girmelerinin kolaylaşacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“TUZSUZ DİYETTE OLANLARIN SICAĞA DAYANMA EŞİĞİ DÜŞÜK”

“Öte yandan, diyaliz, Multiple Skleroz (MS), romatizma gibi kronik hastalığı olanlarla psikiyatrik tedavi olanların özellikle dikkatli olmaları gerekmektedir. Bazı ilaçlar da vücudun termostat yani ısı ayarlama sistemini bozar ve sıcağa dayanma eşiğini azaltır. İdrar söktürücülerle sıcağın su kaybettirme etkisi daha da artar, kan koyulaşır. Tuzsuz diyette olanların da sıcağa dayanma eşiği düşüktür. Vücudun soğutma mekanizması yetersiz kaldığında basit kramplardan başlayıp sıcak çarpması, sıcak inmesi ve ölüme kadar giden tablolar ortaya çıkabilir. İlk belirtilerde dikkatli olmak gerekir. Mesela kişi çok terliyor ama cildi serin, nabzı zayıf ve hızlı atıyorsa, baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı ve kusma varsa bunlar ciddi belirtilerdir. Ateş yükseliyor ve şuuru bulanıksa çok acil tıbbi müdahale gerekiyor demektir. İlk belirtilerde kişinin hemen serin ve gölge bir yere yatırılması, elbiselerinin çıkarılması, serin, ıslak havlularla sarılması gerekmektedir. Kişiye, kusma yoksa 15 dakikada bir yarım bardak su içirilmeli ve mümkünse tıbbi yardım istenmelidir. Cilt sıcak, kuru ve kırmızıysa ve kusma, istemsiz hareketler varsa, acilen hastaneye götürülmelidir.”

Bu alana reklam verebilirsiniz!
468 x 60 Reklam Alanı