250 x 250 Reklam Alanı

37 hafta dolmadan dünyaya gelen bebekler prematüre olarak kabul ediliyor. Dünyada ve ülkemizde ortalama 10 bebekten 1’i prematüre olarak dünyaya geliyor.

Prematüre bebeklerin ileride karşılaşabilecekleri sorunlara dikkat çeken Ege Üniversitesi Neonatoloji Bilim Dalından Doç. Dr. Özge Altun Köroğlu, pek çok prematüre bebeğin okul hayatlarının diğer çocuklardan farklı olmadığını söyledi. Ancak bu farklılğın oluşmaması için alınması gereken önlemler olduğunu vurgulayan Köroğlu, şunları söyledi:

“Prematüre bebeklerin pek çoğu normal bir şekilde okula gidebiliyor, yaşıtlarını yakalıyor. Ama okula başlamadan önce, büyük bir sorun fark edilmese bile görsel, işitsel bir etkilenmeleri var mı diye dikkat etmek lazım. Bu yüzden bebeklik döneminde yaptığımız görme ve işitme testlerini prematüre bebekler okula başlamadan önce de tekrarlamak isteriz. Prematüre doğmak, başarısız olmak anlamına gelmez. Prematüre bebeklerin okul başarısını etkileyen başlıca faktörler doğum haftası, doğum ağırlığı ve yenidoğan döneminde beyni etkileyen hastalıklardır. Bu konularda prematüre bebek sahibi aileleri bilgilendirmek ve akıllarındaki sorulara cevap verebilmek için açılan çok güzel bir site mevcut. www.premature dogmak.com bu adresten de prematüre bebek aileleri bilgilenebilir.”

“AİLELER KAYGILARINI ÇOCUKLARINA YANSITMAMALILAR”

Ege Üniversitesinden Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Burcu Özbaran ise prematürelerin ruh sağlığına vurgu yaptı, erken doğan bebek kadar annenin psikolojisine de dikkat edilmesi gerektiğini belirtti:

“Prematüre çocuk sahibi olmak ilk başta aileler için daha çok kaygı, endişe, yorgunluk demek. Ancak ailelerin devam eden kaygısı ve sadece prematüriteliğe odaklanması süreçte çocuğa zarar verebilir. Prematür doğan çocukların pediatrik izleminde bir gelişim testi, bir zeka testi yapılabilir ama önemli olan detaylı psikiyatrik muayenedir. Ailenin de değerlendirildiği psikiyatrik muayene önemlidir.”

“PSİKİYATRİK TAKİP KORUYUCU OLABİLİR”

Prematüre bebeklerin ruh sağlığı açısından taşıdığı risklere değinen Prof. Dr. Özbaran bu risklerin psikiyatrik takiple öngörülebilir ve tedavi edilebilir riskler olduğunu belirtti ve sözlerine şöyle devam etti:

“Küçük yaşta dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, otistik belirtiler saptayabiliyoruz. Okul zamanında bazı özel öğrenme güçlüğü belirtileri belirgin hale gelebiliyor. Bu tanı açısından da çocuğun eğitsel yönden desteklenmesi, okul içi bireysel eğitim tedbirleri alınması çocuğun yüksek yararına oluyor. O yüzden, prematüreleri çok olumsuz şeyler bekliyormuş gibi düşünmemekle beraber, çocuğun desteklenmesi ve tedavisi mümkün psikiyatrik tabloların öngörülmesi onun okul hayatına çok daha kolay devam etmesini sağlıyor. Tabii her prematüre çocuğun okul sorunu olacak diye bir şey de yok. Hiçbir sıkıntısı olmadan normal gelişimini tamamlayan prematüreler de çok var. Ama pediatri takipleri gibi psikiyatri takiplerinin de sürmesi bazı şeyleri önleyebiliyor.”

“ANNE İLE TEMAS EDEMEYEN BEBEK RİSK TAŞIYOR”

Prematüre bebeklerde emzirmenin uzun süre olamaması, anne ile yeterli temasın olamamasının da bazı sonuçları olabileceğini belirten Özbaran, bebek ile anne arasındaki temasın çok önemli olduğunu dile getirdi, “İlk 6 ay bağlanmanın gerçekleştiği bir dönem. O yüzden anne ile temasın sağlanması için her şey yapılıyor ve bununla ilgili destekleniyor fakat yine de emme güçlükleri, anne sütü alma ile ilgili sıkıntılar daha çok görülen şeyler. Ayrıca annenin de ruh sağlığını bu süreçte iyi korumak lazım. Çünkü bebek doğuyor ama yenidoğan ünitesinde ve normalde olması gereken temas sağlanamadığı için annelerin ruh sağlığı da çok etkileniyor. Kaygı bozuklukları, depresif belirtiler olabiliyor. O açıdan bebeğin ruh sağlığı açısından annenin de desteği önemli.”

Bu alana reklam verebilirsiniz!
468 x 60 Reklam Alanı