250 x 250 Reklam Alanı

Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) kendi adıyla açılan laboratuvarda bağırsak kanseri üzerine yürüttüğü çalışmalarla “Dünyayı Değiştirecek 37 Bilim adamı” arasında gösterilen Doç. Dr. Ömer Yılmaz, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Moleküler Patoloji Günü” adlı bilimsel etkinliğe konuk oldu.

Kanser tedavisinde uygulanmaya başlanan “yeni nesil dizileme” yöntemiyle ilgili bilgi veren Yılmaz, kemoterapi ilaçlarının yan etkilerine karşı bilim dünyasının “hedefe yönelik ilaç” çalışmalarına ağırlık verdiğini ifade etti.

KENSERİN EN ÖNEMLİ NEDENİ

Genetik hataların son 30 yıldır kansere yol açan en büyük nedenlerden biri olduğuna işaret eden Yılmaz, geçmişte gen mutasyonlarına tek tek bakıldığını ancak yeni nesil dizileme teknolojisiyle işlemlerin hızlandığını ve maliyetinin düştüğünü kaydetti ve şöyle konuştu:

“Bir gene bakmamız 500 dolar tutuyorsa şimdi bin dolara bakacağız. Aldığımız veri çok daha fazla. ‘Hangi hastaya hangi ilacı vereceğiz’ sorunumuz var. Hem ilaç şirketlerinde, hem akademisyenlerde hem de onkologlarda. Bunun en iyi yolu yeni nesil dizileme yöntemlerini kullanmak.

MUTASYONA KARŞI İLAÇ VERİLECEK

Eskiden kanser hastasından örnek alınır, patolog anatomik teşhis yapar, onkolog da kanser çeşidine göre uygulama yapardı. Kanserine göre ilaçlar verilirdi. Şimdi o değişiyor. Şimdi mutasyona göre vermeye başlıyoruz. Belli mutasyon bulunduğunda o mutasyona karşı ilaç verilecek. Bu yöntemin hasta için önemi, en uygun tedavi olması, devlet için faydası da maliyetleri düşürmesi. Bir test yaparak doğru hastayı doğru ilaçla buluşturduğumuz zaman en etkili ve hesaplı yöntem olacak.”

ÇALIŞMAYA YATIRIM YAPILIRSA 5 YIL İÇİNDE SONUÇ ALINABİLİR

Yöntemin henüz tüm kanser çeşitlerinde uygulanamadığını, bilimsel gelişmelerin yanında doktorların eğitiminin de önem kazandığını dile getiren Doç. Yılmaz, Türkiye’de bu konuya yatırım yapılması halinde 5 sene sonrası için netice alınabileceğini ifade etti.

Bu alana reklam verebilirsiniz!
468 x 60 Reklam Alanı