250 x 250 Reklam Alanı


Antalya’da yapılan 7. Ulusal Gastroenteroloji Cerrahisi Kongresinde, gastroenteroloji ve gastroenteroloji cerrahisindeki konular tartışıldı.

Toplumda sık rastlanan ancak konuşulmaktan çekinilen “kabızlık” sorununa değinen Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Bor, kabız olan hastaların, utanarak doktora başvurmadıklarını söyledi.  

“TUVALET KELİMESİNDEN BİLE UTANÇ DUYAR HALE GELDİK”

Kabızlığın bilimsel tanımının haftada 3’den daha az sayıda dışkılamak olduğunu belirten Dr. Bor, kabızlığın utanılması gereken bir durum olmadığını, tedavisinin ise mümkün olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Yıllarca, ‘ayakyolu’, ‘wc’, ‘hela’, ‘tuvalet’ gibi kelimeler kullanıldı. Güzel Türkçemizde bir düzine kelime varken, ‘lavabo’ diye bir kelime icat ettik. Lavaboya değil, tuvalete gidiyoruz. Bu kelimeden bile utanç duyar bir noktaya geldik. Hal böyle olunca insanların kabızlık veya altına büyük abdesti kaçırmayla ilgili konularda büyük bir tabu nedeniyle hekime başvurmadığını görüyoruz. Örneğin, kabız hastaların yaklaşık 3’te 1’i kabızlıklarını engelleyebilmek için parmakla boşaltıyorlar. Bu kadar ciddi vakalar var. Bunlar hiçbir zaman doktora gitmiyorlar. Kabızlık bir kader değildir. Kabız hastaya illa çok fazla sayıda tetkik yapmamıza da gerek yok.”

Ağır kabızlık vakalarının mutlaka gastroenteroloji uzmanına başvurması gerektiğine işaret eden Bor, hafif kabızlık sıkıntısı yaşayan hastaların aile hekimleri ve iç hastalıkları uzmanına gitmesi gerektiğini belirtti.

“HASTALAR KABIZLIKTAN UTANIYOR”

Kabız olanların doktora gitmeye utandıklarını, gittiklerinde ise çoğu şikayetlerini gizlediklerini aktaran Prof. Bor, “Bana kabızlık şikayetiyle gelen bir hastanın eşi odadan çıktığında, ‘size söyleyemedim ama ben altıma da kaçırıyorum. İyi ki eşim çıktı’ dediğini biliyorum. İşin ilginç tarafı eşi de bana altına kaçırma şikayetiyle gelmişti. İkisi de utanmaktan birbirlerine söyleyememişler. Bunun doktorlarıyla paylaşılması lazım” diye konuştu.

 “TACİZ, BİR KABIZLIK NEDENİDİR!”

Kabızlığın altında yatan nedenlerden birinin, ‘sosyo-psikolojik’ sorun olduğunun altını çizen Bor, “Örneğin taciz, bir kabızlık nedenidir. Psikiyatrik açıdan çok önemli bir konudur. Uzun yolculuklara giden hastaların birçoğu tuvalete gitmek istemiyorlar. Tuvalet seçmek, kabızlığın en önemli nedenlerinden bir tanesidir” ifadelerini kullandı.

Kabızlığın tedavi yöntemleri hakkında açıklamalarda bulunan Bor, sözlerine şöyle devam etti:

“İshal olana kahve verilir ya, işte güzel olan kahve ishal yapar. Bunu söylemek gerekiyor. İnsanlar sabah kahvaltısının ardından içtikleri kahveden sonra bir büyük bardak su içecek. 10 dakika kadar tuvalette oturacak. Nefes egzersizi yapacak. Bunu dışkılasın, dışkılamasın her gün yapmak ve beyine yazmak gerekiyor. Beyine bu kodlanmalı.”

Prof. Dr. Serhat Bor
Prof. Dr. Serhat Bor


Kabızlığın ilaçla da tedavi edildiğini ancak bazı ilaçların geri ödeme sisteminde olmadığını belirten Dr. Bor, “Kabızlık ciddi bir sorundur. Bu konu halkımız ve sağlık otoritesi tarafından hak ettiği değeri alamıyor. Her 11 yetişkinden 1’si kabızdır. Bu, çok yüksek bir oran. İlaçların hızlıca geri ödeme sistemine alınması ve Türkiye’ye henüz gelmemiş başarılı ilaçların hızlıca ülkeye getirilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.

“ANİ BAŞLAYAN KABIZLIĞA DİKKAT”

Bazı hastaların risk altında olduğunu söyleyen Bor, “45-50 yaşından sonra kabızlık ani başlamışsa, makattan kanaması varsa, açıklanamayan kilo kaybı, ateşi, birinci derece akrabasında bağırsak kanseri ya da polip alınmışsa, iltihabi bağırsak hastalığı dediğimiz durumlar varsa, bu kişilerin mutlaka en yakın gastroenteroloji uzmanına başvurması gerekir. Altta yatan neden kalın bağırsak kanseri olabilir. Kalın bağırsak kanseri tıpta korunulabilir tek kanserdir. Kalın bağırsak kanserini bir polipken alırız, aldığımız zaman da o kişinin bir ömür boyu kanser olma riskini sıfırlarız” dedi. 

Bu alana reklam verebilirsiniz!
468 x 60 Reklam Alanı