250 x 250 Reklam Alanı

Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin günümüze dek kanserle mücadelede temel ve klasik tedavi yaklaşımları olduğunu belirten Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümünden Doç. Dr. Nalan Babacan, ancak bu tedavi yaklaşımlarıyla ilerlemiş kanser hastalarının çoğunda uzun dönem genel sağ kalım ve yaşam kalitesinde olumlu gelişme yakalanmasının zor bir hedef olduğunu ifade etti.

“VÜCUDUN KENDİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ KULLANIYOR”

Günümüzde ilerlemiş kanserlerin tedavisinde, gerek yaşam kalitesinin artırılması ve gerekse uzun süreli sağ kalımın sağlanmasında yeni tedavi yöntemlerine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Babacan, immüno-onkolojik tedavinin, kanserle mücadelede hastanın kendi bağışıklık sistemini kullanması nedeniyle diğer tedavi yaklaşımlarından farklı olduğunu aktardı.

Bu tedavinin doğrudan tümör üzerine odaklanmak yerine, kanserle savaşmak için vücudun kendi bağışıklık sistemini tümöre karşı aktive ettiğini belirten Doç. Dr. Nalan Babacan, şöyle devam etti:

“Bağışıklık sistemi, vücudun doğal savunma sistemidir. İnsanı enfeksiyon, kanser ve diğer hastalıklardan korumaya yarayan organlar, hücreler ve özel moleküllerden oluşan sistemdir. Vücuda yabancı bir organizma girdiğinde, örneğin bakteri, bağışıklık sistemi bu bakteriyi tanır ve ardından saldırıya geçerek bakterinin vücuda zarar vermesini önler. Bu sürece bağışıklık yanıtı adı verilir. Kanser hücreleri ise vücudun kendi hücrelerinden kaynaklanır. Diğer hücrelerden farkları olmasına rağmen, bağışıklık sistemi tarafından tanınmaları mikroplar kadar kolay değildir.

Doç. Nalan Babacan

Fark edildiklerinde ise her zaman tümör hücresinin ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanmaz. Çünkü tümör, immün sistem hücrelerini etkisiz kılabilen pek çok madde salgılayabilir. Bu dirençle mücadelede immüno-onkolojik tedavi bağışıklık sistemimizi aktive eder, kanser hücrelerini ayırt etmesini ve onları yok etmesini kolaylaştırır. Eğer bağışıklık sisteminde kalıcı bir hafıza da sağlayabilirse, işte o zaman kanserde kalıcı, uzun süreli bir etkiden de söz edilebilir.”

“ASCO KONGRESİNDE DE OLUMLU SONUÇLAR AÇIKLANDI”

American Society of Clinical Oncology’un (ASCO) 53. Kongresinde yenilikçi yaklaşımlar ve tedavi olanakları çalışmalarının sunulduğunu belirten Doç. Babacan, kongrede, kanser tedavisinde yeni hedefe yönelik tedaviler ve immüno-onkolojik tedavi yöntemlerinin ön planda olduğunu, beyin metastatik malign melanom hastalarında immuno terapinin etkinliğini gösteren bir çalışma da sunulduğunu, bu kötü gidişatlı hasta grubundaki olumlu sonuçların ümitleri artırdığını belirtti.

Babacan ayrıca, metastatik evredeki kolörektal kanser, bazı jinekolojik tümörler, karaciğer kanseri ve sarkomlarda immüno-onkolojik tedavilerin olumlu sonuçlarını bildiren çalışmaların da paylaşıldığını ifade etti.

Bu alana reklam verebilirsiniz!
468 x 60 Reklam Alanı